mekteb i sultani  *

ba$lik icinde ara

  1. eskilerde galata sarayi ocagi ve medresesi olarak kullanilanmakta olan bina, 1 eylul 1868de sultan abdulaziz tarafindan kurulan mekteb-i sultani adiyla ilk kurulus sebebine yakin bir sebeple, yine devletin onemli kademelerindeki egitimli eleman acigini kapamak amaciyla hizmete baslar. 1800ler osmanli imparatorlugu nun bati karsisinda guc kaybetmeye basladigi yillardir. bunun neticesinde batililasma hareketinin esaslarini uygulayacak kadrolara gereksinim vardir. iste bu kadrolarin kaynagi ise, yeni duzenlemesiyle turkce ve fransizca egitim veren mektebi sultani dir. osmanlilik anlayisini yansitan, herkesin kendi dinini bir baskasina kabul ettirme cabasi tasimadan kendi ibadetini ozgurce yapabilecegi bir kurum olusturuldu. ilk mudur monsiuer de salve nin de cabalariyla okula ders arac ve gereclerinden, karyolalara kadar bir cok esya fransa dan getirtilerek ogrencilere seckin bir ortam sunulmus oluyordu. ancak 1871 beyoglu yangini sonrasinda okul basta gordugu ilgiyi kaybetmisti.
    nitekim ani bir kararla okul gulhanedeki tibbiye ile yer degistirir. okulun tekrar toplanmasi 1880e, abdurrahman seref bey in mudurlugu donemine kadar zaman alacaktir. ikinci mesrutiyet ilan edildiginde ise okul bu kez 1907 yanginini yasamis, okulun arsiv ve kutuphanesi de dahil olmak uzere bir cok yeri yanmisti. iki yil suren onarimin ardindan tekrar egitime baslayan sultani, tevfik fikret bey in mudurlugu doneminde, yeni duzenleme ile ucer yillik turkce ve fransizca programlara ayrilir. sonraki yillarda ogrenci ve ogretmenlerin balkan savaslarinda silah altina alinmasi , 1917de sadece bes ogrencinin mezun olabildigi gercegini acikca ortaya koymaktadir. ote yandan okul istanbul a gelen isgalci kuvvetlerin buyk binalara el koyma tehditi altindadir. ne varki mudur salih arif bey, ingilizlerin okula el koyacagi haberini alinca fransizlarla anlasarak, okulun fransizlar tarafindan isgal edildigini duyurur. neticede istiklal caddesi uzerinde galatasaray karakolu ve postaneden baska tek turk bayragi cekebilen bina mektebi sultani olur. su anda galatasaray lisesi adiyla egitim vermeye devam etmektedir.
    legatus|26/9/2006 16:04 ~


  2. galatasaray lisesi, istanbul beyoğlu'nda bulunan bir lisedir. özel statüde faaliyet gösteren kurum, fransızca eğitim vermektedir.

    galata sarayı humayun mektebi adıyla kurulan kurum, enderuna (saray mektebi) üst düzeyde eğitimli görevli yetiştirirdi. bu yüzden mekteb-i sultani olarak da anılır.

    o yıllarda enderun, osmanlı sarayında padişahın günlük yaşamını geçirdiği, sarayın eğitim birimlerinin, kütüphanenin, hazine odasının yeraldığı büyük bahçe içine kurulu bir kompleksti. burada, başta padişah olmak üzere, saraydaki diğer görevlilerin danışabileceği, birçok alanda bilgi sahibi kişiler hizmet vermekteydi. bu kişilerin eğitimi ise 15. yüzyıl sonundan (1481) 18. yüzyıl (1715) başlarına kadar işlevini sürdüren galata sarayı ocağı'nda veriliyordu.

    evliya çelebi'nin aktardığı üzere; ii. beyazıt (1481 - 1512) bir kış günü galata sırtlarında avlanırken son derece bakımlı büyük bir bahçe içinde köhnemiş küçücük bir kulübe görür. kulübenin sahibi gül baba ile tanışan padişah, onu bahçeye gösterdiği özenden dolayı ödüllendirmek ister ve gül baba'nın isteği üzerine bu bahçeye bir mektep ve bir darülşifa (hastane) yaptırır.

    hikaye her ne kadar bize okulun bir dilek üzerine kurulduğunu söylese de biz biliyoruz ki istanbul'u alan fatih sultan mehmet, antik kültürün izlerini taşıyan bu şehirde kuracağı devletin payidar olabilmesi, mesela bir bizans imparatorluğu gibi bin yıl yaşayabilmesi için, önceki kültürleri araştırmakta ve sürekli verdiği talimatlarla çevrilen klasik eserleri okumaktaydı. işte bunlardan biri olan eflatun'un (batıda kullanılan ismiyle platon; mö 427 - 347) "devlet" adlı eseri devleti ancak filozofların yönetebileceğini yazmaktadır. peki osmanlı'nın yükselmeye başladığı o yıllarda devleti yönetecek filozoflar nasıl yetiştirilecekti? saray okulu vardı ancak bu okula gelecek öğrencilerin ilk ve orta öğrenimleri nerede verilecekti? işte bu düşüncelerin neticesinde, ii. bayezıd, babası fatih'in idealindeki okulu "galata sarayı ocağı" adıyla kurarak osmanlı saray eğitiminin önemli bir parçasını oluşturmuş oluyordu.

    1675 yılına gelindiğinde ise, ocaktaki içoğlanlardan yeteneklileri saraya alınırken diğerleri süvari bölüklerine dağıtılır ve kurum on yıllığına tasfiye edilir. 1715 yılında yeniden açılan ocak, tekrar acemioğlanların eğitimini üstlenir. 1820 yılına dek osmanlı'nın en önemli kurumlarından biri olan galata sarayı medresesi bu yıldan sonra tıbbiye ve askeri kışla olarak kullanılır.

    sonraki yıllarda gün geçtikçe önemi ve işlevi artan kurum, osmanlı'da batılılaşma döneminin ve tanzimat uygulamalarının bir sembolü olur. çünkü bu kez de osmanlı'da hukuksal, siyasal, ve sosyal alanda gerçekleştirilecek yenilikleri yaşama geçirecek aydın kadrolara ve bu kadroların yetiştirilmesi için, geleneksel eğitimin dışında batılı programları da bünyesinde barındıran bir eğitim kurumunua ihtiyaç vardır. istanbul'da daha ziyade yabancıların ve gayrimüslim osmanlıların devam ettiği ve fransızca eğitim yapan saint benoit, notre dame de sion gibi okullar vardı ancak bunlar daha ziyade fransa'nın denetimindedir, amaç osmanlı devleti'nin etkin olacağı batılı bir kurum yaratmaktır. bu amaç doğrultusunda 1 eylül 1868'de abdülaziz'in katıldığı bir törenle mekteb-i sultani adıyla kurum yeniden faaliyete geçer. dönemin paris büyükelçisi cemil paşa ile hariciye nazırı fuad paşa 'nın çabalarıyla kurum fransa'daki lise eğitimine denk ve aynı kalitede öğrenci yetiştirir. ve bu öğrencilerin arasında katolik, ortodoks ve musevi öğrenciler de vardır. 9 - 12 yaşlarında, öğretime başlayabilen bu öğrenciler dil durumlarına göre fransızca ya da türkçe hazırlık okumaktadırlar. 1908 yılında müdür tevfik fikret bey 'in yaptığı yeniliklerle; ilk, orta ve lise için 3'er yıllık program hazırlanarak eğitim süresini 9 yıla çıkar. ayrıca farsça, arapça, italyanca, latince, rumca, ermenice ve almanca dersleri isteğe bağlı olarak seçmeli ders statüsüne getirilirken, piyano ve keman dersleri de programa dahil edilir.

    1924 yılında kurum, galatasaray lisesi adıyla ve cumhuriyet devrimlerine uygun olarak eğitime başlar. tenefüslerde fransızca konuşma zorunluluğu kaldırılır ve genel kültür dersleri türkçe verilmeye başlar. 1967 yılında okula kabul edilen kız öğrenciler için feriye sarayları hizmete açılır. bir yıl sonra mektebi sultani'nin 100. kuruluş yılı kutlamaları nedeniyle dönemin fransa cumhurbaşkanı charles de gaulle liseyi ziyaret eder. 1975'de ise kurum, anadolu lisesi konumuna getirilir ve eğitim 8 yıl olur. son olarak, 14 nisan 1992 yılında fransa cumhurbaşkanı françois mitterrand ile 8. cumhurbaşkanı turgut özal arasında imzalanan protokolle ilkokul ve üniversite eğitimini de kapsayan galatasaray eğitim öğretim kurumu (geök) hayata geçirilir. geök, 1994 yılında galatasaray üniversitesi'ne dönüşür.

    == ünlü

    berkay havle
    feza gürsey
    erdoğan teziç
    şerif mardin
    ahmet haşim
    ulvi cemal erkin
    reşat nuri güntekin
    tevfik fikret
    cemal reşit rey
    fatin rüştü zorlu
    ziya osman saba
    ferhan şensoy(terk)
    işıl kasapoğlu
    engin ardıç
    ilhan mimaroğlu
    barış manço
    abdülhak şinasi hisar
    kemal tahir
    haldun taner
    nihat erim
    çetin altan
    yalçın tura
    esat mahmut karakurt
    mehmet ali aybar
    sadun boro
    asaf halet çelebi
    sıddık sami onar
    candan erçetin
    turgay şeren
    mehmet günsür
    özdemir asaf
    ziyad ebüzziya
    cihat burak
    zeki ömer defne
    ahmet kutsi tecer
    tahsin yücel
    aydın köksal
    erol özbilgin
    aleko mulos
    cezmi or
    selim sırrı tarcan
    suat hayri ürgüplü
    hamdullah suphi tanrıöver
    mümtaz soysal
    timur selçuk
    sedat simavi
    bekir sami bey
    hıfzı topuz
    ilhan ayverdi
    orhan veli kanık
    ali sami yen
    okan bayülgen(terk)
    tuna kiremitçi
    umur talu
    tarık papuçcuoğlu
    ali naci karacan
    şevket altuğ
    haldun dormen

    appachis|14/5/2007 19:49







sayfa üretim süresi:0.00101

yildizsozluk.com 2006-2007
sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir.yazıların tamamından yazarları sorumludur. 18 yaşından küçükler için sakıncalı olabilecek şeyler yazılmış olabilir."akıl yaşta değil baştadır mazereti" ile yazar veya okur olunamaz..Ayrıca yazılan her şeyin telif hakkı yildizsozluk.com'a aittir.
iletişim sitemap