-
camurun son derece güzel şarkısı
dize geldim anladım ki bu alem budur
yazamadım sevdiğime beş altı satır
neyse dedim de duruldum tutundum aşka
hem üzüldüm hem de üzdüm susaydım keşke
duman oldum o halimden eser kalmadı
aşkım figanım gülüm baharım
meyhanelerde sakiler derman olmadı
çok istedim olsun diye sensiz olmadı
bana yine gül yüzünle gel tek sözümle gel
gözüm yolda gönlüm sende kaldı al da gel
yana yana yaz oldu kışım kor oldu düşüm
can yürekte yürek sende kaldı al da gel
geceleri gündüzlere katıp dururken
sıkılmadan orda burda atıp dururken
uzun ince bir yollarda kayarken alem
ne hallere düştük ulan durup dururken
-
şarkının adı şuradan geliyormuş:
hiphop altyapılı rock arabesk
dalga geçmiyorum, röpörtajda söylediler.
-
at çiftliği.altıcıların göz bebeği.
-
başka çok başka bir şarkı
...aşkım figanım gülüm baharım...
hani böyle neşeliyken,derdin tasan yokken bile damarlarını sıkan cinsten
...hem üzüldüm hem de üzdüm susaydım keşke...
var ya...yalan atmayalım kandırmayalım birbirimizi...var ulan işte hepimizde arap kanı...basıyor kemanı,basıyor darbukayı offf ulan offf
...yana yana yaz oldu kışım kor oldu düşüm...
seviyoruz ulan üzülmeyi,mazoşist olmuş alayımız
...uzun ince bir yollarda kayarken alem,ne hallere düştük ulan durup dururken...
-
alkolunde kan gezen bir bünyenin ihtiyacı olan tek melodidir kendisi
-
tavukların üretildiği, barındığı, yumurtalarının alındığı yerlere de denir.
-
...ne hallere düştük ulan durup dururken....
-
her dizesi ayrı bir güzel çamur şarkısı. 2 gündür kaç kere dinlediğimi sayamadım repeatte öylece.
bana yine gül yüzünle geeeeel
tek sözümle geeeeeeeel
gözüm yolda gönlüm sende kaldııı olmadııııııı
-
"dize geldim anladım ki bu alem budur
yazamadım sevdiğime beş altı satır
neyse dedim de duruldum tutundum aşka
hem üzüldüm hem de üzdüm susaydım keşke"
derin, ciğer dolusu bir nefes...
nefese inat sığ, bomboş bakışlar...
akla düşen bambaşka bir şarkının sözleri:
"yordun beni dünya, soldurdun....."*
sıradan bir film karesi gözlerimde:
"vurulmanın etkisi ile dizlerinin üstüne çökmüş; yere yığılmasına az kalmış adam."
kendine şarkılarda, film karelerinde rastlayan bir kadın:
dil yarasının kahr-ı belasını en çok kendisi çeken;
tutunmak için hep yanlış dalları seçen...
"geceleri gündüzlere katıp dururken
sıkılmadan orda burda atıp dururken
uzun ince bir yollarda kayarken alem
ne hallere düştük ulan durup dururken"
küçük orospusu ile zevk gecelerindeyken adam, şişenin dibinden gördüğü bozuk görüntü kadından başkası değildi aslında. tabii adam bunun asla farkına varmadı; belki de farkındaydı her şeyin ama saklıyordu anahtarını yuttuğu sandığında kendisi de dahil olmak üzere herkesin gözlerinden.
kadının tüm derdi güneş doğmadan uyuyamamaktı. rahat bir uyku için kendi reçetesini hazırlamıştı: bolca alkol ve biraz güneş ışığı.
uyumadan önce dibini gördüğü son şişeden bakmaya cesareti yoktu dünyaya. biliyordu oradaydı... kapısına dayanan komşuların da, vücudundaki çiziklerin de sebebi oydu.
şişelerden arda kalan kırıklara her defasında huzurlu bir yüz aydınlığı ile bakardı; kenarları kıvrılmış dudaklarından ise tek bir sözcük çıkardı yorgun ama gururlu:
- zaferlerim!
en büyük zaferlerini zaten hep kendine karşı kazanmamış mıydı? her zaferinde biraz daha azalmamış mıydı?
şimdi de birer şarapnel olup kendine saplanıyordu zaferlerim dediği camdan yapılmış kırıklar...
-
öyle böyle değil bu şarkı. bir kere dinleyip sevdiysen bittin demektir. sonradan günde 5-10 kere dinleniyor çünkü. hiç sevmediysen de sanmıyorum ki ilerde sevesin, öyle bir şey. çok acayip şeyler yazayım anlatayım istiyorum olmuyor. bir yandan acayip delikanlı, dervişane bir tavrı var. sanki böyle görmüş geçirmiş, her şeyi kabullenmiş gibi. bir yandan o kaba sese rağmen öyle yanık ki. kemanlar arkadan bağırıyor "geri gel lan allah sız, ama gelmezsen de önemli değil" gibi. darbukalar elektro gitarla cümbüş yapıyor, bateri de "aranıza beni de alın" diye çırpınıyor. tef ise sadece murat a eşlik ediyor, gerisi umrunda değil. rakı getirin laaaan!
-
arapçada "bok" manasına gelir.
-
bulaşınca yakanızı kurtaramadığınız bir nikotin gibi,kafein gibi,alkol gibi...
dinle dinle sıkılmıyorsun bir türlü ve bir de tekrar da dinliyorsun..
ve gariptir-belki de değildir,hatta değil vazgeçtim-ulan omuzlar oynarken aynı anda dertleniyorsunuz..enstrümanların aşkı bu olmalı diyorum ve omuzlarımı ve kafamı sallaya sallaya dertleniyorum..
heyecan yapıyor insan bu şarkıyı dinlerken,bir an hadi yap şu işi-gönül işi**-sonra da boşver olm gelen gelirdi zaten giden de dönmez deyi deyi kendinden geçiyorsun..
iki aşaması var zaten..yaa efkar darladıysa mınakoyim diye diye naptım ulan ben sana geçiyorsun,
bir diğer aşama ise.....yaa boşver dünya ne ona kalır ne bana,had hooop..
bazen de her ikisi gerçekleşiyor ki bu fena bak..kayış kopabiliyor.
|