|
|
ölümüyle gerçekten üzmüş söz yazarı şair. tam olarak nasıl sıfatlayacağımı bilemedim bildiğim tek şey arkasından en güzel yorum ali kırca tarafından yapıldı.
-ölüm tabiki kötü bir şey ama daha kötüsü bir daha yazamayacak olması
(bkz: birazdan kudurur deniz) ya da
(bkz: bir intihar gibi)
|
|
|
1472 de kurulan ve köklü bir geçmişe sahipolan ludwig maximilians Üniversitesi (lmu) sadece münih in en büyük üniversitesi olmakla kalmıyor, almanya nın da, araştırmada önde gelen ve uluslararası itibara sahip bir üniversitesi. lmu, tam teşkilatlı bir üniversite olarak insan ve kültür bilimleri alanında hukuk, işletme ve sosyal bilimlerden tıp ve doğa bilimlerine dek uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. %17 kadarını yabancı öğrencilerin oluşturduğu toplam yaklaşık 42.000 öğrencisiyle, lmu yu almanya nın en büyük üniversitelerinden biri. ayrıca nobel Ödüllü 13 akademisyen de buranın olağanüstü araştırma potansiyelinin delili. Üniversite nin güçlü altyapısı, lmuexcellent working brains, networking minds, living knowledge başlığıyla sunulan gelecek konseptinin belirlenmesin de çıkış noktası. araştırma amaçlı profesörlük kadrosu ve disiplinler arası öncü çalışmalar için kurulmuş olan center for advanced studies, mükemmeliyete giden yolda oluşturulan olanaklardan yalnızca ikisi.
Özet bilgiler
42.000 öğrenci
150 dalda öğrenim
700 profesör
18 fakülte
kuruluş 1472
|
|
|
|
|
|
düşmek için diyet yaptıran, düşüncede orda kalmak için diyet yaptıran lanet olası kız bedeni! başka hiç bir şey gelmez aklıma bu sayıyı görünce. ömrümü yedi, ömrümde doyasıya yedirmedi adı batasıca.
|
|
|
gece yolcularının şöyle böyle bir şarkısı işte. işin garip tarafı hep hiç ihtimal bırakmayan insanlar tarafından söylenmesi neyse sözlerini de yazayım tam olsun
bir ihtimal daha var
belki sen gelirsin
bu bir hayal bilirim
yüreğim affedersin
benimle olmayacaksın
kuvvetle ihtimal
belki de kalırsın
ne güzel bir ihtimal
bu sihir her zaman içimde yara oldu
bu aşktan bana kalan
hoşçakal demek oldu
( deniz, 28.11.2008 22:36)
|
|
|
2004 yılında mark achbar ve jennifer abbott tarafından hazırlanan ve michael moore un da yapımcılığını yaptığı belgesel filmdir. bugün izleme fırsatı buldum ve işletme, iktisat okuyanların izlememesini tavsiye ediyorum. zira staj yapabilmek için bile kıçımızı yırttığımız bir çok şirketin iç yüzünü gösteriyor. insanı insanlığından utandırıyor. benim bu bölümde ne işim var dedirtiyor. hatta abartıp bir işletmeciye okulu bile bıraktırabilir. *
( deniz, 28.11.2008 22:27)
|
|
|
2008 model zülfü livaneli kitabı 150 kusur sayfa bir fantastik roman mı desem sadece roman mı desem fantastik kurgumu desem bilemediğim büyük ihtimal zülfü ustanında bazılarına nerden giydireceğini bilemediğinden dolayı böyle bir saçmalık yazdığının özeti olan bir kitap. yakışmamış kendisine. yıllardır kendisi hakkında gizli güçler(!) tarafından desteklendiğine dair dedikodular var eğer bu kitap da bir ödül falan alırsa ben de inanacağım buna. *
( deniz, 28.11.2008 22:11)
|
|
|
türkiye deki en talihsiz ismi duymama sebep olmuş meslektir.
...............yarra...................
bu bir kadın adı ve ben o kadınla nasıl konuştum onu bile tam hatırlamıyorum resmen şok oldum ekranda ismi görünce bir anne bir baba bunu evladına nasıl yapar ya
( deniz, 28.11.2008 21:50)
|
|
|
yıllar sonra ıssız ölmesi gereken adamları canlandırmış filmdir. fakat o adamların hala ıssız olduğu farkedilince filmin sonu gibi tekrar tokat yedirmiştir insanlara. film boyunca sinirden sıkıldığı için ellerim acıyoru tekrar tekrar söyletmiştir. gidilmemesi görülmemesi gereken cinsinden.
( deniz, 28.11.2008 21:42)
|
|
|
atv nin yeni dizisi izliyorum suan cok beğendim hayellerimdeki kadın imajı var ama cok izlenmez bu ben şimdiden söyleyeyim bir romanın işlemesiymiş ve ceyrek asır önce yayınlanan bir ingiliz dizisinin uyarlamasıymış en kısa zamanda romanı okunası cinsten
şimdi farkettim derya alabora oynuyormuş dizide ve müziklerinide yanlış duymadıysam gökhan kırdar yapmış izlenip izlenmeme meselesini tekrar düşünmek lazım
ahanda bu da hikayesi üşenmedim buldum boşverin diziyi kitabını okuyun büyük ihtimal kitaptan alıntı yazılar bunlar
bir günah!
terk edilmiş bir bebek.
annesini arayan bir genç kız;
ona günahının bedelini ödetmek için
firuze, güzel, zengin, ünlü
herkesin yerinde olmak için özendiği o şanslı insanlardan biri gibi görünüyor yalnızca
aslında bu bir yanılsamadan ibaret. kalbindeki yarayı gördüğünüzde anlayacaksınız. İntikam almak için neden her şeyi göze aldığını, neden o üç kadının hayatını zehrederken huzur bulduğunu. ve yıllarca kalbinde biriktirdiği nefretin ona neler yaptırabileceğini gördüğünüzde şaşıracaksınız.
her küçük kızın hakkı değil midir; onu kayıtsız şartsız seven ve ne yaparsa yapsın ömür boyu yanında olan bir anne? firuze o anneye hiç sahip olmadı. doğar doğmaz terk edilen, yabancı bir ülkenin yetimhanelerde büyüyen, yalnız, sevgisiz, acı çeken bir kız oldu. geçmişini unutmak için her şeyi yaptı ama kader onu geçmişiyle yüzleşmesi için adeta zorladı. İnsanlar ölüme yaklaştıkça daha iyi olurlar derler ya, bu her zaman geçerli olmuyor işte. firuze ölümle yüz yüze geldiğinde bile tek istediği o üç kadından hesap sormak oldu.
peki, o üç kadın kim?
firuze yi doğar doğmaz terk eden, birbirine son derece bağlı üç yakın arkadaş. maya, nurbanu ve seher bu üç kadından biri firuze nin annesi onu doğurup sonrada terk eden kadın ama gerçek annenin kim olduğunu bu üç yakın arkadaştan başka kimse bilmiyor. ve bu sırrı ömür boyu saklamak için yemin ediyorlar
her şey 1983 yılında başlar. İstanbul da bir kolejde okuyan üç genç kızın nahif hayallerinin ve aşklarının içine girdiğimizde aslında ortada bir suçlu olmadığını göreceğiz belki de. tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi, hiç kimse yüzde yüz kötü ya da yüzde yüz iyi değildir. herkesin zaafları ve pişmanlıkları vardır.
tıpkı bu hikayede olduğu gibi. ama firuze bunları umursamaz bile. onun tek istediği adalettir! ona yapılanların acısını birileri ödemelidir elbet. bu nedenledir ki, üç kadının hayatına sanki tesadüfmüş gibi girip gerçeği ortaya çıkarırken, bir taraftan da intikam planlarını uygular. yaşadığı acıların en azından birazını onlara da yaşatacaktır.
her bölümde gerçeğe bir adım daha yaklaştığımız aşk, nefret, intikam, acı, yalan ve gizli gerçeklerle dolu bir hikayedir bu. anne ve kız arasında hiç bilinmedik bir yaraya dokunan küçükken rujlarını sürüp, topuklu ayakkabılarını giydiğimiz, o olmaya çalıştığınız kişinin, bazen olmak istemediğiniz her şeye dönüşmesinin hikayesidir.
not: resmen iki elimle bir entryi düzeltemedim son ek bu
dizi yani orjinali olan ingiliz dizisi shirley conran isimli bir yazarın aynı adlı bir kitabından uyarlamaymış. kitap biraz daha farklı tabi tüm uyarlamalar gibi. hani tatil kitabına benziyor okuyunca yazarım yine
|
|
Sayfa :
ilk sayfa
1
2
3
4
>>
son sayfa
|
|
deniz
yazar 15.10.2006 tarihinde aramıza katılmıştır. 1.Nesil yazar olup toplam
154 adet entry yazmıştır.
|